Oku ve çevreden etkilenme
Ebedi Hayatını RİSKE ATMA
Hemen Başlayabilirsin
Bir gün Rasûlullah -sallâllâhu aleyhi ve sellem-, ashâbıyla birlikte kabristana gitti ve mevtâya şöyle hitap ve duâ buyurdu: “–Allâh’ın selâmı üzerinize olsun ey mü’minler diyarının sâkinleri! İnşâallah bir gün biz de size katılacağız.” Ardından şöyle bir temennîsini dile getirdi: “–Kardeşlerimizi görmeyi çok isterdim. Onları ne kadar da özledim!” Ashâb-ı kiram; “–Biz Senin kardeşlerin değil miyiz, yâ Rasûlâllah?” dediler. Fahr-i Kâinat -sallâllâhu aleyhi ve sellem-; “–Sizler benim ashâbımsınız, kardeşlerimiz ise henüz gelmemiş olanlardır.” buyurdular.
Bu sayfanın amacı hoşgörüyle inandığım şeyleri sizlerle paylaşmaktır. Bu kişisel Bir sayfadır.
Günümüzde İslam dini, bilinçli şekilde çeşitli çevreler tarafından yanlış tanıtılmakta ve çarpıtılmaktadır. Özellikle filmler, diziler ve internet aracılığıyla gerçek İslam algısı gölgelenmekte, gençlerimizin zihninde hatalı bir din anlayışı oluşturulmaktadır. Bu alanda ciddi yatırımlar yapıldığı açıkça görülmektedir.
Miili Ve Manevi değerlerimize bağlıyız, Hep beraber sahip çıkacağız.
İnsan, yaratılışı gereği huzur arar. Dünya hayatı çoğu zaman geçici mutluluklar sunsa da kalpteki gerçek boşluğu dolduramaz. İşte bu noktada İslam, insana hem anlam hem de iç huzuru sunar.
Modern dünyanın karmaşası içinde kaybolan insan için İslam, bir sığınak gibidir. Sabır ve şükür bilinciyle yaşayan kişi, zor zamanlarda güçlü, güzel zamanlarda ise daha bilinçli olur.
Manipülasyon; bir kişi, düşünce ya da inanç hakkında insanların algısını bilinçli şekilde yönlendirmek, çarpıtmak veya değiştirmek amacıyla yapılan etkidir. Bu süreçte gerçekler eksik, abartılı ya da tamamen yanlış şekilde sunularak insanların farklı düşünmesi sağlanır.
İslam’a Karşı Yapılan Manipülasyonlar ve Algılar
Fear mongering, en basit tanımıyla korku çığırtkanlığı veya korku yayma anlamına gelir. İnsanları manipüle etmek, belirli bir yönde düşünmelerini sağlamak veya çıkarlar sağlamak amacıyla, tehlikeleri abartarak toplumda panik ve endişe oluturma taktiğidir. İslamofbi için kullanılır.
Bazı filmlerde İslam, eksik ve olumsuz yönleri öne çıkarılarak yanlış şekilde gösterilebilmektedir. Müslüman karakterler çoğu zaman şiddetle ilişkilendirilir ve bu da genellemelere yol açar. Bu tür içerikler, izleyicilerin zihninde hatalı bir algı oluşturabilir. Bu yüzden izlenen yapımlara karşı bilinçli olmak ve doğru bilgiyi araştırmak önemlidir.Oryantalizm, Doğu toplumlarını Batı bakış açısıyla inceleyen, çoğu zaman önyargılı ve eksik şekilde tanıtan düşünce ve araştırma yaklaşımıdır.
İnternette İslam hakkında eksik, çarpıtılmış veya yanlış bilgiler hızla yayılabilmektedir. Özellikle sosyal medya ve bazı platformlarda, olumsuz örnekler genelleştirilerek hatalı bir algı oluşturulabilir. Bu nedenle dijital içeriklere karşı bilinçli olmak ve bilgiyi güvenilir kaynaklardan doğrulamak büyük önem taşır.
Hristiyan misyonerliği, Hristiyanlık inancını yaymak ve insanları bu dine davet etmek amacıyla yürütülen dini, sosyal ve kültürel faaliyetlerin bütünüdür.
Bedava İncil dağıtarak misyonerlik faaliyeti yürüten Kutsalkitap isimli internet sitesini, Microsoft ve Google gibi şirketlerin fonladığı belirlendi.
kaynak
Hepsine tesadüf,peki Shrek'te tuvalet kapısındaki hilalde mi tesadüf?
x
Tarih boyunca İslam dini, farklı dönemlerde çeşitli şekillerde yanlış tanıtılmış ve algı operasyonlarına maruz kalmıştır. Bu durum çoğu zaman siyasi, kültürel veya ideolojik amaçlarla yapılmıştır.
Orta Çağ’da, özellikle Haçlı Seferleri döneminde, Avrupa’da İslam hakkında ciddi bir karalama propagandası yürütülmüştür. Müslümanlar barbar, acımasız ve medeniyetten uzak insanlar olarak gösterilmiş; bu sayede halkın savaşa destek vermesi sağlanmıştır. Bu, dönemin en belirgin manipülasyon örneklerinden biridir.
Sömürgecilik döneminde ise bazı Batılı güçler, Müslüman toplumları kontrol altına almak için İslam’ı geri kalmışlığın sebebi gibi göstermiştir. Yerel halkın kendi değerlerinden uzaklaşması ve dış etkilere daha açık hale gelmesi hedeflenmiştir. Bu süreçte eğitim ve medya araçları yoğun şekilde kullanılmıştır.
20. yüzyılda “oryantalizm” çalışmaları kapsamında da İslam, çoğu zaman taraflı ve eksik bilgilerle ele alınmıştır. Bazı araştırmacılar, İslam toplumlarını durağan ve gelişime kapalı olarak tanımlamış; bu da Batı’da yanlış bir İslam algısının oluşmasına neden olmuştur.
Günümüzde ise bu manipülasyonlar daha çok dijital medya, film ve sosyal platformlar üzerinden devam etmektedir. İslam, çoğu zaman terör ve şiddetle ilişkilendirilerek sunulmakta; bu da özellikle genç nesiller üzerinde olumsuz bir etki oluşturmaktadır.
Sonuç olarak, İslam’a yönelik manipülasyonlar yeni değildir; tarih boyunca farklı araçlarla sürdürülmüştür. Bu nedenle geçmişi bilmek, bugünkü algıları daha doğru değerlendirmek açısından büyük önem taşır.
Müslümanların film ve dizilerdeki çarpık temsillerinin izleyiciler tarafından doğrudan ve hızlı bir biçimde algılanmasını sağlamak amacıyla Sadia Habib ve Shaf Choudry bir proje başlattı ve bu proje kapsamında 5 soruluk kısa bir test geliştirildi. İzlediğiniz filmde Müslüman olarak tanımlayabileceğiniz bir karakterle karşılaştığınızda bu soruları o karakter üzerinde test edebiliyorsunuz. Test şu 5 soruyu içeriyor: Karakter terör kurbanı ya da terörün faili mi? Karakter açıklanamayacak bir biçimde öfkeli mi? Karakter batıl inançlı, kültürel olarak geri kalmış ya da modernlik karşıtı biri olarak mı gösteriliyor? Karakter Batı’nın yaşam biçimine tehdit olarak mı tasvir ediliyor? Karakter erkekse kadın düşmanı mı? Kadınsa erkekler tarafından baskılanan biri olarak mı tasvir ediliyor? Sorulardan herhangi birine verilen olumlu cevap, filmin sınıfta kaldığını, Müslümanların sorunlu tanıtımına ve stereotipleştirilmesine katkı sağladığını gösteriyor. Bu tarz kısa testler, özellikle ortalama bir izleyici için izlediği filme ve aktarılmak istenen anlama yönelik bir farkındalık oluşturabilir. Bağlantıdan okuyabilirsiniz
Bilinçaltı bağımlılık projeleri
Neslimiz üzerine yapılan sublimanal çalışmalar
Subliminal mesaj nedir? 25. kare tekniğiyle, bilinçaltımıza gizli mesajlar gönderilerek algımızın yönetilmeye çalışılmasıdır. Bu teknik kısaca şöyle; filmlerde 1 saniye 24 kare. Son kare de 25. kare. Kareler 25 olunca bir anda görülür. Hiçbirimiz bu gizli görüntüleri fark etmeyiz. Çünkü çok hızlı, gözümüzle algılayamayacağımız kadar hızlı geçiyor bu mesajların verildiği görüntüler. Ama bilinçaltımız tüm bunları görüp kaydediyor. Oldukça hızlı ve renkli çizgi filmler çocukların ilgisini çekerken, bu mesajların da en çok verildiği alanlardan biri.
Neden Önemlidir ?
İmandan çıkıp küfre girmeye sebep olan sözler anlamında bir terim ve bu konuda yazılan eserlerin ortak adıdır.
Elfâz-ı küfür tamlaması, Hz. Peygamber’in Allah’tan getirdiği kesin olarak bilinen vahiyleri ve bunlardan zorunlu olarak çıkan dinî hükümleri (zarûrât-ı dîniyye) inkâr etme özelliği taşıyan bütün sözleri kapsamına alır. Kur’ân-ı Kerîm’de elfâz-ı küfür yerine “kelimetü’l-küfr” (inkâr sözü) tabiri geçmektedir (et-Tevbe 9/74). Bu âyette, münafıkların küfür kelimesini telaffuz etmek suretiyle müslüman iken kâfir oldukları ifade edilmiş ve küfür kelimesini söylemenin kişiyi imandan çıkarıp küfre soktuğu belirtilmiştir. Ebedi cehenneme gitmeye vesile olur. konuşmalarımıza çok dikkat etmeliyiz.
Ahmeh Ziyauddin Gümüşhanevi -
Ehli sünnet akaidi ve elfazı küfür - PDF Oku
Ebû Hüreyre -radıyallahu anh-’dan rivâyete göre Rasûl-i Ekrem -sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimiz şöyle buyurmuşlardır: “Her kim günde yüz kere: لٰا اِلٰهَ اِلَّا اللّٰهُ وَحْدَهُ لٰا شَرِيكَ لَهُ لَهُ الْمُلْكُ وَلَهُ الْحَمْدُ وَهُوَ عَلَى كُلِّ شَىْءٍ قَدِيرٌ Okunuşu: "Lâ ilâhe illallâhu vahdehu lâşerîke leh, lehu'l mülkü ve lehu'l hamdü ve hüve alâ külli şey'in kadîr." Anlamı: “Allah’tan başka hiçbir ilâh yoktur, sâdece O vardır. O tektir ve şerîki (ortağı) yoktur. Mülk O’nundur, hamd de O’na mahsustur. O, her şeye kâdirdir/her şeye gücü yeter.” Derse o kimse için on köle azâd etmiş sevâbı verilir, yüz hasene yazılır, yüz günâhı silinir, o gün akşam oluncaya kadar bu ona şeytana karşı siper olur. Hiç bir kimse ecir bakımından onu geçemez, ancak bunu ondan fazla söyleyen kimse müstesnâ.” (Buhârî, Ezân, 155; Tecrîd-i Sarîh Terc. 2/910-915)
...